10 Ekim 2011 Pazartesi

Fiziksel Yasalar ve Biyolojik Yasalar

EVRENİN ŞENLİKLERİ

  
 Biyoloji, canlılar bilimidir. Canlıların yapısı, büyümesi, üremesi, gelişmesi, çevresi, kalıtımı, beslenmesi, korunması ve yayılmasını inceler. Canlıların bütün özellikleri ve yaşamsal olayları biyolojinin konusudur. Amacı, insanın canlılar dünyasında geçerli olan yasaları tanıması ve yararlanacağı sonuçlara ulaşmasıdır. Biyolojinin iki ana bölümünden biri olan botanik, bitkileri; zooloji ise hayvanları incelemektedir. Biyolojinin alanı çok geniş olduğu için her canlı grubu için de ayrı alt bölümler oluşturulmuştur.


  Canlıların ortak özellikleri vardır. Üreme, büyüme, gelişme, beslenme, vb. her canl ı için söz konusudur. Bütün bunlar biyolojik yasalar alanıdır. Her bir canlı türüne ilişkin oluşumu ve gelişimi belirleyen bu yasalardır. Canlıların belli bir sürenin sonunda ölmesi de bu yasaların bir gereğidir. İnsanın yaşamı da biyolojik yasaların çizdiği sınırlar içinde sürmekte ve sona ermektedir. 

 Fiziksel ve biyolojik yasalar, birbiriyle tam bir uyum ve bütünlük içinde evrenin düzenini sağlarlar. Fiziksel yasalar, evrende biyolojik yasaları geçerli kılacak yaşama ortamını hazırlar. Ayrıca bunlar, biyolojik yasaların sürekliliğini de güvence altına alırlar. Yasalar arasındaki bu ilişkiyi güneş ve rüzgâr örnekleriyle açıklayabiliriz:

Güneş; doğuşu, batışı, yükselişi, alçalışı, kısaca fiziksel yasalar çerçevesinde gerçekleşen  düzenli hareketleriyle, yeryüzünde biyolojik ortamın oluşmasına önemli katkılarda bulunur.

 
 Rüzgârlar, fiziksel yasalara göre oluşur. Biyolojik yasaların geçerli olduğu ekinlerin, ağaçların serpilip büyümesine, bitkilerin üreme hücrelerinin birbirine kavuşarak döllenmesine yardımcı olur1.

Canlılığın suya bağlı olması biyolojik bir yasadır. Allah her canlıyı sudan yaratmış, suyu yaşamın temel öğesi yapmıştır2. Yaşamın ortaya çıkabilmesi ve gelişebilmesi için su en önemli etkendir. Bitkisel, hayvansal, canlı her hücrenin yaşam ortamı, insanın yaratıldığı madde de sudur3. Bunun için Allah Kur’an’da; tohumlar, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş olmuş bahçeler yetiştirmek için yoğunlaşmış buluttan bol bol yağmur indirdiğini söylemektedir4.

Biyolojik yasalardan biri de, yaşamın beslenmeye, yeme ve içmeye bağlı oluşudur.  Bu yasa bütün canlı varlıklar için geçerlidir. Canlılar, enerji gereksinimlerini beslenme yoluyla sağlarlar. Canlıları besleyen her türlü ürün topraktan çıkar. İnsanların bin bir çeşit yiyeceklerini, katıklarını, ilâçlarını, tatlı-ekşi meyvelerini, daha nice ürünlerini yeryüzü sağlar5.

 
Bitkilerin büyümesi, gelişmesi ve ürün vermesi biyolojik yasaların sınırları içinde olmaktadır. Bitkiler toprağın yapısı, iklim ve mevsim koşullarına göre ekilip dikilirler.  Her bir bitki türü, yetişmesini sağlayacak ortamlara gereksinim duyarlar. Yeryüzünün her bölgesi aynı özellikte olmadığı için, buralarda yetişen bitkiler de farklı olmaktadır. Bu durum, bitki türlerinin yetiştirilmesiyle ilgili bir yasanın varlığını gösterir.

  Allah her şeyi çift olarak yaratmıştır6. Bu yasa, bütün canlı varlıklar için geçerlidir. Yeryüzünde renkleri, biçimleri ve yaratılışları birbirinden farklı canlılar, yine renkleri, türleri, tatları, kokuları ve yararları değişik olan bitkiler çift çift yaratılmıştır. Kur’anıkerim’de bu durum; "yeryüzünün ziynetini takınıp, süslenmesi” 7 şeklinde, insanın estetik duygularını okşayan bir tarzda anlatılır. Allah, Kur’an’da insanlar, hayvanlar, bitkiler ve diğer varlıkların çift yaratılması ve çiftler arasındaki ilişki üzerinde iyice düşünülmesi gerektiğini söyler8.

Evrenin şenlikleri; bütün canlılar, bitkiler, hayvanlar, insanlar. Doğar, gelişir, büyür. Yaşama veda etmeden önce tohumunu diker, soyunu sürdürür.

Erdoğan PAZARBAŞI, 8. Sınıf DKAB Dersi Öğretim Kılavuzu
________________________
1) 15/Hicr suresi, 22   2) 24/Nûr suresi, 45   3) 25/Furkân suresi, 55  4) 78/Nebe’ suresi, 14-16  5) 6/En’âm suresi, 141; 13/Ra’d suresi, 4  6) 15/Hicr suresi, 22  7) 10. Yûnus suresi, 24 8) 13/Ra'd suresi, 3; 26/Şuarâ suresi, 7.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder